Hiç biter mi?

Tersine Koşmak

“Mutluluk istiyorum” diyenler, onu bulunca önce afallar, sonra geri dönüp kaçarlar!

Söyle Çiçek?

Masamın kenarına iliştirilmiş mor çiçek:
“Bugün seni mutlu ederim, yarın bu kadar güzel olmam, öbür gün yokum.”

Saksıyla gelen mor orkide:
“Arada bir suyumu ver yeter… Sonuna kadar seninle olurum”

dedi…

Çiçekler mi konuştu, gönderenleri mi, bilmem…

Sonra bi gün…

“…geleceğim, bekle dedi, gitti
ben beklemedim,
o da gelmedi
ölüm gibi bir sey oldu.
ama kimse ölmedi”

Özdemir Asaf

Hırsız

Geldi… Dağıttı… Ve gitti… Ama hiçbir şey götüremedi! (Sanırım bu ilk kez olmuyor :) )

Bana, hırsızdan sonra eve ilk giren olmak düştü. Yerlere saçılan -yıllardır açmadığım dolaplardaki- anıları seyretmek düştü. Etraftaki dağınıklığı temizlemek kaldı. Onun için de zamana ve yardıma ihtiyacım var.

Birkaç güne ortalığı toplar, 1 haftaya tedbirimi alır, 1 ay geçmeden de unutur devam ederim. Anlayacağımı anladım nasıl olsa…

(1+1) / 2

Bir çifti bozdurup, iki tekli yaptım.

I’m proud to announce that I turned over a new page :)

İçimden müzik taşıyor…

Ruhum dans ediyor…

Bedenim hayata doyuyor…

Bağımlılık

Sigarayı bırakmanın ne zor olduğunu çok iyi bilirim…

Başlarken cazip geldi, keyif aldın. Çekincelerin olsa da hoşuna giden bir şey ve bunu kendin için yapıyorsun. Rahatsızlıklarını arada fark etsen de görmezden gelirsin. Üstelik bağımlılığın ilerledikçe onu küçümsemeye başlarsın:  “Ben böyle mutluyum, istesem bırakırım.” Yalnızken ona ihtiyaç duyarsın, sosyal ortamlara girer, yine onu ararsın. Gün içinde defalarca aklına gelir.

Sana kısa süreler için keyif “hissi” veren bu bağımlılığın bir de somut hediyeleri vardır. İçten içe çürürsün! Çevreni de aynı havayı solumaya mahkûm edersin. Aldığın keyfi göremeyenler, sendeki zararlarını gördükleri için senin adına üzülürler. Etrafta yarattığın izlenim ise haksız sayılmaz: “Dertli, iradesiz bir bağımlı”. Ne var ki alışkanlıktır ve korkuların seni engeller. Aklını ve hayatını bu kadar meşgul eden şeyin yerine ya başka bir şey koyamazsan? Oysa onu da oraya sen koydun! Ne zaman ki onun sende boşluk yaratmayacağını anlarsın, o zaman geri dönüş başlar. Sana verdiği kısa süreli ve sahte mutluluk anlamını yitirir. Vazgeçtiğin tek şey, kendine zarar vermek olacaktır. Ne mutlu!

Ben hayatımda hiç sigara içmedim. Yalnızca alkol ya da sigara içenler mi bağımlıdır? Çıkmazdaki bir ilişkiye saplanıp kalanların, sigara tiryakilerinden ne farkı var? Yukarıdakileri bir bir yaşarlar. Sigarayı bırakmayı başaranlardan duyduğumuz şey de bizimkiyle aynıdır:

“Şimdi nefes almaya başladım! Yediğim yemeğin tadına varıyorum!”

“Arada aklıma gelse de… canım hiç istemiyor!”

Kabuslar

Bugünü bambaşka hayal etmiştim. Hayat yine acı tarafından yediriyor…

Yazıcam sanırım…

Dur dur, daha diil :)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.